İstiklal Marşı Notaları ve Şarkı Sözleri

İstiklal marşı notalarını jpeg ve pdf olarak indirebilirsiniz. Do-re-mi şeklinde yazıyla notaları da aşağıda mevcuttur. Mehmet Âkif Ersoy’un yazdığı ve 1921’de resmi marş olarak kabul edilen İstiklal Marşı’nın ilk bestesini Ali Rıfat Bey yazmıştır. Bu beste 1924’ten 1930’a kadar kullanıldı; 1930’da Osman Zeki Üngör’ün batı marşları tarzındaki bestesi ile değiştirildi. Aşağıdaki İsitklal Marşı’mızın notalarını flüt, melodika, org, piyano, bağlama, gitar, keman ve benzeri müzik aletleriyle çalabilirsiniz.

Türk Milli Marşı, Türk Kurtuluş Savaşı’ndan sonra kabul edilen milli marştır. Akif Ersoy yazdı ve Osman Zeki Üngör besteledi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edildi. Sitemizde İsitklal Marşı’mızın sözlerine ve bağımsızlık marşı notlarının bilgilerine ulaşmak mümkündür. Bugün, her resmi bayramda ve her okul haftasının başında ve sonunda okunan İsitklal Marşı’mızı tüm vatandaşların öğrenmeleri çok önemlidir. Müzik aletleriyle insanların çalmayı sevdikleri İsitklal Marşı’mız aslında on kıtadan oluşmakta.

İstiklal Marşı Notası

-KORK-MA-SÖN-MEZ-BU-ŞA-FAK-LAR-DA-YÜ-ZEN-AL-SAN-CAK
– DO -Mİ -FA – SOL-RE-FA-Mİ – Mİ -LA- Sİ- DO -Sİ -SOL-Sİ

-SÖN-ME-DEN-YUR-DU-MUN-ÜS-TÜN-DE-TÜ-TEN-EN-SON-O-CAK

-Sİ -LA- Sİ – FA -FA- LA -SOL-RE- Mİ-FA-SOL-LA -Sİ -DO-RE

-O-BE-NİM-MİL-LE-Tİ-MİN-YIL-DI-ZI-DIR-PAR-LA-YA-CAK
-Mİ-RE-RE-RE- -Sİ-LA-SOL-DO-Sİ-DO-FA-DO-Sİ- LA-SOL

-O- BE-NİM-DİR-O-BE-NİM-MİL-LE-Tİ-MİN-DİR-AN-CAK
-FA-SOL-Mİ-Mİ-RE-DO-Sİ- LA-SOL-FA-Mİ-Sİ-DO -Mİ

İstiklal Marşı Sözleri

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl,
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar;
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar,
“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…
Kim bilir, belki yarın… belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır, atanı;
Verme, dünyâları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hüdâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.

Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli.
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dînin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım;
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır rûh-i mücerred gibi yerden na’şım;
O zaman yükselerek Arş’a değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl;
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!

İstiklal Marşı Nota Kağıdı